22 Haziran 2015

Kaş'a yaz geldi. Hayatımın en kötü kışı geride kaldı ama ardında paha biçilmez bir deneyim bıraktı.

Şimdi günler limanda keyfe keder iş yaparak, arada kendimi denize atarak akıp gidiyor. Aslında bir iki günlük iş ya var, ya yok ama 75 gün süren kara serüveni sınırlarımı öyle zorlamış ki iyice ağırdan alıyorum, mümkün olduğunca keyifle yapıyorum her işi.

Bu arada sintinem hala kupkuru. Sanırım becermişiz bu işi :) Maşallah diyeyim  8) 

Bir kaç gündür bela bir işle uğraşıyorum yine. Hatta sanırım en kıl iş bu bugüne kadar uğraştıklarım arasında. Taraklıklarla (Hamdi korsandan öğrendim adını) tikler arasında izolasyon namına bir şey kalmamış, neredeyse tamamen açılmıştı araları. Tabi bu durumda yağmur suları başta olmak üzere güvertede ne varsa sintineye iniyordu. Daha önce taraklıkları beyaza boyamış olmaları ne durumda olduklarına dair en ufak bir fikir vermiyordu. Oysa ahşaba inince bolca çürük ama daha önemlisi dediğim gibi bolca izolasyon sorunu çıktı.

Daha önce sikanın altına kalafat çekmişler. Temizlemeye başlayınca yer yer kalafatı da almak gerekti. Bir kaç yerde de araya parça alıştırdım ama en azından şimdilik sonuç iyi görünüyor. Fakat özellikle eğrilerin kenarlarını temizlemek inanılmaz el oyalıyor.

Daha önce parmağım dışında bir şey kullanmak gelmemişti aklıma, oysa patatesle sika çekmek inanılmaz pratikmiş. En önemli kazanımlarımdan biri bu oldu :)

Tabi günlerdir tek yapılan iş sika değil. Vernik, temizlik, bir sürü ıvır zıvır bakım işi... ama iyice ucu göründü artık.

Sıcak büyük problem. Gün içinde iş yapmak ciddi yoruyor. Akşamüstü ancak efektif çalışılabiliyor. Yine de tahminim artık bu hafta bir keyif seyrine çıkabileceğim yönünde...